İçeriğe geç

Enbiya suresi 35. ayette ne anlatılmak isteniyor ?

Enbiya Suresi 35. Ayette Ne Anlatılmak İsteniyor? Hayatın Gerçeklerini Mizahi Bir Dille Anlamak

İzmir’de, özellikle yaz aylarında insanın kafası biraz daha dağılır, ne de olsa deniz, güneş, çiğdem kokusu… Ama bazen böyle rahat bir ortamda bile insanın kafası bir türlü rahatlamaz. Kafamda sürekli bir sürü soru döner. Mesela geçen gün Enbiya suresi 35. ayeti okurken, “Bu ayet tam olarak ne demek?” diye düşündüm. Ama tabii bir yandan da “Ayetin anlamını derinlemesine düşünüp, hayatı anlamlı kılabilir miyim?” gibi bir yüksek düşünceye de girdim. Ama sonra, “Yahu, ya bu kadar derin düşünmeyi bırakıp biraz eğlenceli bir şekilde anlatabilsem?” dedim.

İşte size Enbiya suresi 35. ayetin hayatımıza dair mizahi bir bakış açısıyla yansıtılacağı bir yazı. Hazırsanız, hem derin bir anlam hem de bolca espriyle dolu bir yolculuğa çıkalım!

Enbiya Suresi 35. Ayet: “Her Can Ölümü Tadacaktır” – Yani, Kimseye Yokuş Olmaz

Enbiya suresi 35. ayet ne diyor? Şöyle: “Her canlı ölümü tadacaktır.” Bunu okurken insan bir durup düşünüyor, “Yani, ölüm kesin mi? Hani, ‘sen gitme ben sana iki yıl daha var demiştim’ yok mu?” Şaka bir yana, bu ayet aslında ölümün kaçınılmaz bir gerçek olduğunu çok sade ve net bir şekilde anlatıyor. Sadece inananlar veya Allah’a inananlar için değil, bütün insanlar için geçerli olan bir hakikat bu. Bunu kabul etmek tabii ki kolay değil, ama işin esprili yönü burada devreye giriyor: Herkesin başına gelecek bir şey var ve buna hazırlıklı olmak lazım.

Bunu bir arkadaşımın yaşadığı komik bir olaya bağlayalım. Geçen gün ofiste, “Ya, bu sabah kahve içmeye gideceğiz, sonra ne yapalım?” diye bir konuşma başladı. Herkes ‘şu şekilde yapalım, yok böyle yapalım’ derken, ben araya girdim: “Tamam, ama herkes bir ölüm tadacak, o yüzden hiçbir planı çok ciddiye almayın.” O an herkes bir duraksadı. Ben de biraz absürd bir şekilde bakınca, “Ya gerçekten, ölümün ne zaman geleceğini bilemeyiz, o yüzden hayatı bir kafede, kahve içerken ciddiye alalım,” dedim. Hem anlam derinliğine bak, hem de hayatın gerçeğini unutmamak lazım. İronik ama gerçek. Enbiya suresi 35. ayette anlatılmak istenen de aslında tam olarak bu: Ölüm, kaçınılmaz bir sonuç, hazırlıklı olmak gerek.

İçimizdeki Ölüm Korkusu: İnsan Ne Zaman Gerçekten Hazır Olur?

Tabii, her zaman böyle derin bir konuyu mizahi şekilde tartışmak kolay olmuyor. Geçenlerde, “Ben ölümden korkuyor muyum?” diye bir soru sordum kendime. Cevap, tabii ki “korkuyorum.” Ama bu korku biraz tuhaf. Bir yanda ölümün ne zaman geleceğini bilmediğimiz için belirsizlik var, diğer yanda hayatın tadını çıkarma çabası var. Hani sanki hayatın anlamını çözmeye çalışırken, hep bir adım geride durmaya devam ediyorsunuz. Yani Enbiya suresi 35. ayette anlatılmak istenen de işte bu gerçeği kabullenmek. Hepimiz bir gün bu dünyadan gideceğiz. Ama bu gerçeği bilerek yaşamak, insana biraz da cesaret verir, öyle değil mi?

Bunu bir başka komik şekilde anlatacak olursam, geçen akşam arkadaşlarla muhabbet ediyorduk. “Hayatın anlamı ne?” diye soran bir arkadaşım oldu. Biri “Aşk” dedi, biri “Başarı” dedi. Ben de cevabımı net verdim: “Hayatın anlamı, önce hayatta kalmak, sonra ölümü kabul etmek!” O kadar da zor olmasa gerek dedim. Tabi herkes gülmeye başladı ama sonra ben düşündüm. Gerçekten, Enbiya suresi 35. ayet gibi hayatın bir noktada sona erdiğini kabul etmek, bize yaşamı anlamlı kılacak bir bakış açısı sunuyor. Eğer ölüm gerçeğini kabullenirsek, hayata biraz daha değer vermeyi öğrenebiliriz belki.

Günlük Hayat ve Ölüm: Kafanıza Takmayın, Ama Kabullenin

Peki, bunu günlük hayata nasıl entegre edebiliriz? Yani bir ayette anlatılan bu derin anlam, sıradan yaşamımıza nasıl yansır? Hadi biraz eğlenceli bir örnek verelim. Günde on beş defa “Hadi, bir işimi bitireyim, sonra yapacağım” diyen biri olarak, bazen gerçekten de Ertelemecilik Sanatı’nda uzman olduğumu düşünüyorum. Ama bir noktada, yani ölümün kesinliğiyle yüzleştiğinizde, bir gününüzü “şu işi bitireyim, sonra yapacağım” diyerek geçirecek kadar zamanınız olmayabileceğini fark ediyorsunuz.

Bir gün, bir arkadaşım bana, “Ya, hep ölüme odaklanma, bugün burada olmanın tadını çıkar!” demişti. O kadar haklıydı ki! Çünkü Enbiya suresi 35. ayette anlatılan ölüm gerçeği, aslında sadece geçmişi değil, geleceği de şekillendiriyor. Ölümü bilerek yaşamamız, o günü tam anlamıyla yaşayabilmemiz için bir fırsat olabilir. Bunu bir parantez içinde söylemek gerekirse: “Bugünü, kafandaki ölüm korkusuyla değil, o anın keyfini çıkararak geçirmelisin!”

Sonuç: Ölüm Gerçeği ve Hayatın Komik Yönleri

Sonuç olarak, Enbiya suresi 35. ayette anlatılmak istenen şey, aslında çok basit: Ölüm kaçınılmaz ve herkes tadacak. Ama bunu derinlemesine düşünürken, hayatın tadını çıkarabiliriz. Mizahi bakış açısıyla, ölüm gibi ciddi bir gerçeği kabul etmek aslında hayatın ne kadar değerli olduğunu anlamamıza yardımcı olur. Şaka gibi ama gerçek: Yaşadıkça, hayatın kıymetini anlamalıyız. İşte bu yüzden, her anı komik bir şekilde değerlendirebilirsiniz. Yaşamdan daha fazla keyif almak, ölümün kesinliğiyle yaşamayı birleştirmek, insanın hayatını daha anlamlı kılar. Ölüm konusunu çok fazla dert etmeyin, ama kesinlikle kabullenin. Ne de olsa, hayat bu kadar kısa ve eğlenceli olabilir!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
elexbet